Karaağa’da Kalkınma
Karaağa’da kalkınma için öncelikle seçilen siyasilerin devletin bütün kurumları ile barışık olması gerekir. Böyle lider kişilere ihtiyaç vardır. Yani şöyle söyleyeyim; seçilen bizden, devlet bizden, hükümet bizden ama Karaağa yerinde sayıyor.
Karaağa’da yol var su var orman var yeşillik var manzara var. Fakat lider kadro yok Karaağalıdan ayrı gizli siyaset yapılmamalıdır. Fakir insanların üç beş kuruşuna göz dikip zengin olmayı düşünenlerden kurtulmak lazım. Karaağa’nın kuzeyine gözümüzü çevirip bir bakalım; Ankara Polatlı’ya kadar yeşillik, ağaçlık, sulak yer var mıdır? Öncelikle yediden yetmişe Karaağa’nın kıymetini bilmemiz lazım.
Neler yapmalıyız:
1- Tarımda yenilik
2- Üretimde birlik
3- Hayvancılıkta yenilik
4- Bölge turizmine açılmak
5- Bölgede en güzel lunaparklara sahip olmak
6-Yöresel yemeklere yiyeceklere önem vermek ve tanıtmak
7- Her gün çalışan park pazarları oluşturmak
8- Dışarıdan gelenlere iyi davranmak
Tarımda yenilik:
Tarımdaki yenilikten başlayalım. Ketenlik göletinin suyunun yeni ufuklara yol gösterdiğinin bilincine varıp ekilen ürünlerin el birlikçe ekilip yan kolarını oluşturmak gerekir. Şöyle söyleye biliriz: Dometesi ele alalım. Yan kolları nelerdir?
a- Taze domates
b- Domates salçası
c- Domates kurusu
ç- Domates turşusu gibi her ürünün yan kolarını geliştirip küçük işletmelerden fabrikalaşmaya yönelmelidir. Buğdayda yerli bulgur, aşurelik buğday, keşkeklik buğday, kavrulmuş eğlencelik buğday üretilerek, çok meşhur olan göllemiz pazarlanabilir.
Turşu imalathaneleri, mayalı ekmek, tava gömbesi, haşhaşlı ekmek, kenevirli ekmek, somun ekmeği ve yufkalarımız pazarlanabilir. Saç börekleri, toprak tencerelerde yöresel yemeklerin her türlüsü pazarlanır. Bunlar çoğaltılabilinir.
Üretimde Birlik:
Üretimde birlik deyince; öncelikle boş toprakların değerlendirilmesi gerekir. Karaağa’da bir ziraat araştırma ekibi kurulması şarttır. Diğer bölgelerde yetişen kaliteli ürünlerin bölgemizde yetişip yetişmediği araştırılıp yeni ürünlere yönelmek şarttır. Elverişsiz kıraç topraklarda bağcılık ve kapari bitkisi, Isparta gülü, dağlık yerlerde ceviz, fındık üretimine yönelmek gerekir. Güzel ve kaliteli tam kaynatılmış peynirin her çeşidi gibi düşünülebilir.
Karaağa’nın geleceği için Karaağa yerli ürünler marketi açılmalıdır. Dışarıda oturan Karaağalılar tatile gelişlerinde bu ürünleri alıp tanıtımını yaparlar. Karaağa bir marka haline getirilmelidir. Örneğin: Ağa peynirleri, ağa bulgurları, karsu, kar, turşu gibi örnekler çoğaltılabilir. Her dalda ayrı birlikler oluşmalıdır. Terziler birliği gömlek, pijama, çiftçiler birliği gibi ektikleri her ürünün birliğini oluşturmalıdır. Her şey Karaağa için olmalıdır.
Üreten, çalışan, çalıştıran yerli olmalıdır. İşsizliği gidermek için bu düzen kurulmalıdır.
Hayvancılık:
Hayvancılıkta yenilik deyince ebetteki yeni damızlıklar edinilmelidir. Karaağa’nın eski ve yeni köy meraları koruma altına alınmalıdır. Yaylalarımız da koruma altına alınmalıdır. Elli yıl geriye baktığımızda yaylalarda otlaklar kiraya verilirdi. Ayrıca yaylaların her deresinde Karaağalıların yayla damları bulunurdu. Yaylalarda ayrı bir güzellik olurdu.
Yaylalar bütün köylüye yeterdi. Şimdi yaylalar boş. İki kişi yaylaya çıkar, muhakkak kavga ederler. Yaylalar hayvancılık yapanlara Belediye tarafından kiraya verilip hayvancılık teşvik edilmelidir. Hayvan ürünleri Karaağalılar tarafından değerlendirilmelidir. Karaağa markalı peynir mandıraları, et ürünleri geliştirilmelidir. Et ürünlerinde kavurma, sucuk işletmeleri oluşturulmalıdır.
Turizme açılmak:
Karaağa bölge turizmine en elverişli yerleşim yerlerinden biridir. Bölgenin en büyük korusuna ve ormanına sahiptir. Bol kaynak sularıyla yaylalarıyla Sultan dağlarının en güzel yayla turizmine elverişli yerlerindendir. Gökgedik tepesinden, Tokmacık tepesinden ikiz tepelerden çok güzel tabiat güzellikleri seyredilir. Bu tepelerden Akşehir gölü, Beyşehir gölü Ilgın Çavuşçu gölünün manzaraları görülüp izlenilir. Bölgede görevli bulunan devlet idarecilerinin ve seçilmiş siyasilerin bölgenin kalkınması için gayret göstermedikleri bilinmektedir. Bölgenin dağ turizmine açılması Ketenlik vadisinde kamp yerleri ve oteller açılması gerekir. Bu kamplara ilave olarak Uludağ gibi dağ otelleri kayak pistleri açılmalıdır.
Ketenlik, Tokmacık, Sulu Boğaz, Eskiler yaylalarının yol, su, elektrik gibi alt yapılarının hazırlanılıp hem Karaağa hem de Şarkîkaraağaç bağlantılı yollar açılmalıdır. Bölgede hayvancılığın gelişmesi için her yaylada ve pınar başlarında et lokantaları bulunmalıdır.
Bin bir çeşit şifalı otlar, çiçek çayları buralarda pazarlanmalıdır. Yöresel ekmekler, saç börekleri, mayalı tava ekmekleri, katmerler, bölgede yetişen bütün meyveler, köpüklü ayranlar bölgenin geçim şartlarını düzeltir. Öncelikle Karaağa’nın Cankara vadisinden Uzuntaşa kadar hatta Gürleviğe kadar yol açılıp öncelikle Karaağa’ya gelenlerin buranın değerli yerli ürünlerini alıp memleketlerine dönmeleri, hem Karaağa’yı hem de ürünlerini tanıtmada öncülük yapacakları düşünülmelidir. Ekmeğinden, göllesinden, etinden, sütünden, kaymağından, yağından, bütün yerli ürünler halka sunulmalıdır. Dışarıda yaşayanlar bu işi çok iyi bilirler. Kuşadası, Burgaz, Kirazlı ve Şirince köyleri görülüp örnek alınabilir.
Luna parklara sahip olmak:
Can kara gıçırmak ve koru içinde bulunan açık alanlarda büyük oyuncak parkları oluşturulmalıdır. Sulak yerlerde su paklarıda bulunmalıdır Bu parkların alt yapısı turizme uygun olmalıdır Çok temiz tuvaletleri araba park yerleri bulunmalıdır. Karaağa’nın bütün yerli ürünleri buralarda tanıtılmalı satışa sunulmalıdır.
Yöresel yemeklerin yerli ürünlerin tanıtılması:
Mümkün olduğunca yerli ürünler diyorum çünkü her bölge kendi yöresel ürünlerini nasıl tanıtıyor görsel yayınlarda görüyoruz biz de Karaağa’nın bütün ürünlerini yemeklerini yukarı bölümlerde adı geçen oluşumlarda tanıtıp Karaağa’yı kalkındırmalıyız.
Bana necilikten din ve tarikat sömürücülüğünden kurtulup Yunus Emre felsefesiyle hangi görüşten olursa olsun insanlarımızı sevip koruma altına almalıyız. Yöresel oyunlarımız için folklor ekibleri oluşturmalıyız. Kültürümüzü yozlaştırmadan yaşatmalıyız.
Park pazarları oluşturmak:
Her gün çalışan park ve yayla pazarları oluşturursak Karaağalı geleceğini garanti altına alır. Üretken, çalışkan, devletiyle işbirliği içinde bölgenin en gelişmiş yerlerinden birisi olur.
Yetiştirdiğim mal para etmiyor demez, alıcı ayağına gelir. Bu proje için arabozucular çıkabilir. Onlara birkaç uyarı yapılır yola girmezlerse ambargo uygulanır.
Dışarıdan gelenlere mükemmel bir pazar:
Evet, dışarıdan gelenlere iyi davranmalıyız. Birbirimizi kıskanmamalıyız. Daima turizme hizmet etmeliyiz. Ekmek yediğimiz kaynakları kötüye kullanmamalıyız, temizliğe ve misafirperverliğe önem vermeliyiz. Bu pazarın ebediyete kadar yaşaması için gayret göstermeliyiz.
Eski evleri yaz dönemlerinde pansiyon olarak kiraya verebiliriz. Bu Pazar oluşumundan akla gelmeyen nice rızık kapıları açılabilir. Ayrıca Karaağa’yı Sevenler Derneği oluşturulmalıdır.
Dışarıdaki köylülerin geri dönüşümünü böylece sağlamış oluruz. Onlara yer, yurt, ev, konaklama yerleri yapıp onları tekrar kazanmalıyız. İşte o zaman kasaba köye dönmez.
Bu fikir ve projelerimi uygulamaya koyacak Karaağalılara şimdiden çok teşekkür ederim.
Fikir ve proje: Şair ve yazar Aşır TUNCA
